Milli Fırka yerel seçimlerde yer almak için ortak cephe kurmayı öneriyor
31 Ekim günü Ukrayna'da yerel seçimler geçecek. Bu seçimlerde köy, kasaba, semt, şehir semtleri, şehir belediyelerine ve Kırım Özerk Cumhuriyeti Yüksek Şurası'na millet vekilleri seçilecektir. Yeni kanunlara göre seçimler muhtelit sistemle geçirilecek ve baş özne olarak da partiler öne çıkacaktır. Bize teklif edilen bu yeni kanunlar, Kırım Tatarlarının millet vekillerini seçmelerini ve seçimlerden önceki son sene içerisinde yerel şubelerini hukuksal açıdan tescilleyemeyen yeni partilerin imkanlarını iyice kısıtlamışlardır.
Maalesef, biz Kırım Tatarları, bir halk olarak bu sefer de seçimlerde kendi başımıza karar vermeye hazır değiliz. Bunu yapabilmemiz için bugün bizim ne tescilli bir partimiz, ne yeterli imkanımız var ve en önemlisi de aramızda birlik yok ve Kırım için ciddi şekilde savaş vermeye iradeye sahip değiliz. Yeni seçim kuralları da bugüne kadarki vahim durumumuzu iyice kötüye sürüklüyor.
Bu koşullar içerisinde halk için en iyi sonucun alınması için milletin var olan gücünün ve imkanlarının birleştirilmesi gerekli. Aramızda olabilecek herhangi rekabetin kesinlikle ortadan kaldırılıp her bir vatandaşımızın şuurlu şekilde 31 Ekim seçimlerinde yer alması lazım.
Milli Fırka tüm vatandaşlarımıza, siyasi ve toplumsal güçlerimize milli çıkarlarımız uğrunda birleşmeleri konusunda çağrıda bulunuyor. Milli Fırka herkese Kırım Tatar halkının diklenmesine, Kırım'da devletçiliğimizin kurulmasına yani Kırım Tatar halkı Yönerge'si ve Kırım Tatar Halkının milli egemenliği hakkındakı Beyanname'nin maddelerinin yürürlüğe geçirilmesine yonelik bu proğram etrafında birleşmeyi teklif ediyor.
Gelin aramızda olan anlaşmazlıklar ve fikir ayrımlarından ortak çıkarlarımız uğrunda vazgeçelim.Bizler, ekimde olacak seçimlerde mümkün olduğu kadar yüksek başarı elde etmek ve Kırım Tatar millet vekillerinin halkımızı yerel yönetim organlarında maksimum sayıda temsil etmeleri için kendimizde güç bulmaya mecburuz.
Milli Fırka Keneşi
* * *
Milli Fırka'nın
''Kırım Tatarları: XXI asır stratejisi'' adlı proğramı
Önsöz:
XXI asırın ilk onyılı bitiyor. Kırım Tatarları, büyük kurbanlar vererek ve inanılmaz çabalar sarfederek geçen asırda dehşet dolu vadeler atlatmışlardır. 1944'te vatanlarından sürgün edilen Kırım Tatarları tarihin girdaplarına yenik düşmemeyi ve ayakta kalmayı başardılar. Daha fazlası da, siyasi sınırların yeniden biçilmesi koşullarında parçalara bölünen Sovyetler İmparatorluğunun yıkıntıları altında kalmamayı başardılar.
Kırım Tatarları, yeniden vatanlarına dünyadaki eşit halklar ve milletler gibi yaşama umuduyla döndüler, ama onları bekleyen gerçek bir çoğunun umduğundan daha acıydı.
SÜRGÜN EDİLENLERİN HEPSİ DÖNEMEDİ - yüz binden fazla Kırım Tatarı hala sürgün yerlerinde kalmaya mecbur. Kırım'da bulunanlar ise yıldan yıla toplumsal ve siyasi açıdan daha da aşağı basamaklara itiliyorlar.
HALA KIRIM TATAR HALKININ ŞEREF VE HAKLARINI İADE EDİLMESİ HAKKINDAKİ KANUN ÇIKMADI .
HALKIN BİREYSEL VE KOLLEKTİF HAKLARI İADE EDİLMEMİŞTİR.
DEVLETÇİLİK YOK.
KIRIM TATAR DİLİ VE KÜLTÜRÜ YOK OLMA SINIRINDA.
TOPRAK VE DOĞAL ZENGİNLİKLER ACIMASIZCA SÖMÜRÜLÜYOR VE ŞAHSİ MÜLKİYETE AYRILIYOR.
SONUÇ BELLİDİR - MİLLETİN HAYATININ TÜM SAALARDA GERİLEMESİ.
Milli felaketin önlenmesi için esas vazifemiz olan her bir bireyini koruyabilecek güçteki devletçiliğin Kırım'da kurulması adına milletin kaynaklarının seferber edilmesi lazım.
Devletçilik nedir, nasıl kurulur?
Kırım Tatar toplumu hala sanki devlet, hükümet ve etraftaki herkes haksızca sürgün edilen Kırım Tatarlarına diklenmeleri, gelişmeleri ve yükselmeleri için gerekli koşulları sağlamaya ve Kırım'da kaybettikleri devletçiliği kurmaları için gerekli ortamı yaratmaya mecburmuş gibi bir düşünceye sahip. Üstelik bazıları bunun için taleplerini kağıta döküp devlete baskı uygulamanın, uluslararası enstitüleri işbirliğe davet etmenin yeterli olacağını düşünüyorlar. Onların fikrine göre bu şekilde mesele kendiliğiyle çözüm bulacak.
Hayır, bulmayacak. Mükemmel ve adil bir dünya düzenine inanmaktan vazgeçmeliyiz. Modern dünyadaki rekabet koşullarında sadece haklarını bilen, onları korumayı ve yürürlüğe geçirmeyi başarabilen halklar yüksek yerler alabilir. Pratikte hak sahibi olmak ve bu hakkı kullanmak farklı kavramlardır.
Her bir halkın milli kişiliğinin muhafaza edilebilmesi, gelişebilmesi ve fertlerine onurlu bir gelecek sunabilmesi için en evvela devletçiliğinin mevcut olması lazım. Tecrübe şunu gösteriyor ki, milletin kendi kendini organize etmesinin hiçbir diğer şekli millete bu imkanı sağlamaz. Devletçilik olmadan halk yavaşça fakat emin adımlarla yok olmaya doğru ileriler. Şu sebeptendir ki, eğer Kırım Tatar halkı bu dünyada müstakil bir halk olarak kalmak istiyorsa onun kendi devletçiliğini kurmaktan başka bir gayesi yok ve olamaz da.
Bunlardan da anlaşılan şudur ki, Kırım Tatar halkının XXI.asırdaki stratejisi ve milli gayesi etnik toprağı sınırlarında milli devletçilik kurulması olmalı.
Peki geleceğe sahip olmak için kurmamız gereken devletçilik nedir? Devletçilik, topluma hükümetteki temsilcileri aracılığıyla farklı idari kararlar alma yoluyla müstakıl surette kendisini düzenlemeye ve tanzim etmeye imkan sağlayan hükümet sistemidir. Kısacası, maksadımız kesinlikle hukuksal seçim yoluyla milli meselelerimizi çözümleyebilmemiz için gerekli olan yetkilere sahip olmaktır.
Artık bugün etnik enerji, kaynaklar ve milli iradelerini seferber ettikleri koşullarda Kırım Tatarları var olan kanunun eksikliklerine rağmen Kırım'ın genel devletçiliğinin 20% payını talep edebilir ve elde edebilirler. Daha sonra seçimlerden seçimlere elde edilen hükümet payını 5% oranında arttırarak 2040'a kadar 50%lik sınırı gerilememiz olağandır. Bilfiiil bunlar Kırım'da devletçiliği tespit edecek koşullardır. Yetkilerini ustaca ve yarımadanın tüm ahalisinin çıkarlarını destekleycek şekilde kullandığı takdirde böyle devletçilik sistemi sadece Kırım Tatarları'nın değil Kırım'ın geri kalan nüfüsu için de ilginç olacaktır. Onların dayanışması ve desteği sayesinde böyle devletçilik daha kısa tarihte de kurulabilir.
Böyle bir proğramın uygulanmasına tüm Kırım'da ve Kırım Tatarları'nın bugün yaşadığı her yerde faaliyet gösteren MİLLİ FİRKA HALK PARTİSİ alet ve aracı olacaktır.
Kurultayı nasıl yeniden organize edebiliriz?
Kırım Tatarlarının milli idare muhtariyetinin temsilci organlarına ihtiyacı var mı? - Evet, var.
Peki bunlar nasıl olmalı? - Bugünkü hali ve kalitesiyle halkın temsilci organları kendi güçlerini tamamiyle harcamış bulunuyorlar. Açıkçası bugünkü Kurultay ve onun tarafından kurulan organlar - Milli Meclis'ten tutun da ta yerel ve bölgesel yönetime varıncaya kadar - vazifelerinin tam aksini üstlenerek halk ve devlet yonetim sistemi arasında bir engel teşkil etmekteler. Daha da fazlası Kurultay'ın kendi aldığı pozisyona uygun olarak lejitim sayılmasına göre eğer Kurultay delegelerinin seçimlerinde oy hakkı olan Kırım Tatarlarının üçte birinden az olmamak şartıyla oy kullanılabiliyorsa bu bile onun temsilci özelliklerinden şüphelendiriyor demektir. Cumhuriyet Milli Komitesinin verdiği bilgilere göre (ki bu organın yöneticileri da tamamiyle Milli Meclis'in emirlerine uymaktalar) Ukrayna'nın diğer bölgelerini dikkate almazsak 1 Ocak 2007 tarihinde Kırım'daki Kırım Tatar seçmenlerinin sayısı 193 binden fazla görünüyor. Kurultayın Merkeziy İcra Komitesinin verdiği bilgilere göre şimdiki yani V Kurultayın seçimlerinde 62 bin seçmen oy kullanmıştır. Bu sayının gereken üçte birlik orandan kat kat az olduğunu görmek hiç de zor değil. Yani Kurultayın kendi yargı yetkisine göre bu organ şekil özelliklerine göre bile lejitim sayılamaz. Ukrayna devletinin onun lejitimliğine bakış açısından bahsetmemize bile gerek yoktur herhalde. Bugün hukuk sisteminin tamamen dışında duran Kurultay-Meclis ikilisi milletin meselelerini çözmeye yetkili ve hakim değil.
Şu sebeptendir ki, milli idare muhtariyetinin temel reformu ne kadar erken yapılırsa Kırım Tatar halkı milli onurunu ve iş becerme kabiliyetini o kadar cabuk onarır.
Peki var olan sistemin yerine ne gelmeli?
Milletin temsilci organları ancak var olan hükümet sistemine ve istikbaldeki devletçiliğimize oturtuldukları zaman efektif olabilirler. Kurultay delegeleri yani milletin temsiliy organları olarak köy şuralarından tutun da Kırım Özerk Cumhuriyeti Yüksek Şurasına varıncaya kadar tüm kurulların vekilleri MİLLİ FİRKA HALK PARTİSİNİN proğramına uyularak genel seçim yoluyla seçilmeliler. Kırım Tatar milletinin başına bu şekilde seçilen vekiller kurulu gelmeli. Böyle Kurul en az yılda bir defa toplanmalı.Üstelik bu toplantılar Kırım Tatar tiyatrosunun binasında değil Kırım Yüksek Şurasının toplantı salonunda geçirilmeli.
Bu şekilde seçilen Kurultayın yani MİLLİ PARLAMENTONUN toplantılarılarında alınan kararlar hukuk yoluyla seçilen millet vekilleri yani milli parlamentonun vekillerince hareket kılavuzu şeklinde kullanılmalılar.
Böylece Kurultayın hukuksal alanda ek olarak kanunlaştırılmasına gerek kalmayacaktır. Tüm seviyelerin millet vekillerinin toplantısı olarak böyle Kurultay var olan kanunun tüm maddelerine göre her yonüyle KANUNİDİR.
Bu şema şoyledir:
-
- Yerel yönetim vekilleri - yerli meclis;
- Bölgedeki tüm vekillerin kurulu - bölgesel meclis;
- Kırım'daki tüm seviyelerdeki vekillerin kurulu - Milli Kurultay-Parlamento.
Şunu kaydetmeliyiz ki, Milli Kurultay-Parlamentonun tüm vekilleri her bir seçimde milletin önünde yararlılık sınavından geçeceklerdir. Böylelikle Kurultay tertibinde sürekli dönüşüm sağlanacak, milletin tabakalara bölünmesi ve Milli Kurultay-Parlamentoda durgunluk önlenecektir.
Kurulların çalışması esnasında bugünün Kırım Özerk Cümhüriyetindeki vatandaşlara gelecekte millet ayrımı yapmadan gerekli yetki ve hakları kazandırmak adına diğer parti vekilleriyle mutabakata gelmek lazım.
Camia içerisindeki fikir ayrımları ve ihtilaflardan nasıl kurtulabiliriz?
Farklı topluluklarda farklı zamanlarda yaşayan insanlar sürekli kavga eder fikir ayrımlarına kapılırlar. Bir ihtilafı tarafların çıkarlarını eşit derecede destekleycek şekilde çözümleme kabiliyeti iyi gelişmiş topluma işarettir. Eskiden Kırım'da toplumun farklı tabakaları arasında ayrım ve istisna yapmadan efektif şekilde adalet sağlayan bir mahkeme sistemi yani Kadılık vardı.
Bugünün koşullarında belli bir kalitede faaliyet gösterecek böyle bir milli enstitü diklemek mümkünmüdür? Evet, mümkündür. Hiç değilse vatandaşlar arasındaki bazı meseleleri çözümleme vazifesini üstlenecek Kadılıklar hakem mahkemeleri esasında inşa edilebilir. Hakem mahkemesi - Kadılık kadrosuna hukukçu, İhtiyar heyeti başkanı ve müslüman toplumunun başı olan imam girmeli. Bu tür mahkemelerde vatandaşlar arasında baş gösteren herhangi sorunları genel yargı yetkili mahkemelere baş vurmadan ve fazladan masrafa girmeden, en önemlisi de halkımıza özgü geleneksel İyi ve Kötü, dinimize uyan ve uymayan kavramlarına uygun bir şekilde yargılanabilir.
Milli biznesimizi hangi yolla konsolit hale çevirebiliriz?
Ekonomik temeli olmadan hiçbir millet yaşamını sürdüremez. Onu yaratmakta vazife büyük olçüde herhangi ekonomik faaliyette bulunan insanlara, iş sahiplerine, maliyecilere, iş adamlarına düşüyor.
Peki bu bakımdan günümüzde Kırım Tatarlarının durumu nasıl? Maalesef bu saada genel bir güçsüzlük ve dış faktörlere bağımlılık kendini gösteriyor. Neden? Bu saada gelişmenin esas mantığı sürekli yetmeyen mali kayanaklara başvurmayı gerektiriyor. Şu sebeptendir ki iş adamları sürekli dış mali kurumlardan yardım istemek zorundalar. Genelde iş adamlarının çoğu yardım istedikleri insanların esiri haline geliyor ve başarılı her yeni anlaşmayla onların tesiri altına daha fazla giriyorlar, böylece milletten tamamen uzaklaşıyorlar. Maddi açıdan gelişmiş insanların toplumun geri kalan kısmından uzaklaşması tecrübeyle sınanmış bir hadisedir.
İş adamlarını halkın hayatında yer almaya nasıl döndürebiliriz? Bunun sadece bir yolu vardır - onların faaliyetini dış faktörlerin tehlikeli etkisinden koruyacak olan siyasi ve hukuksal olanaklar yaratmak, ekonomik faaliyeti desteklemek için kendi kaynaklarımızı yaratmak.
Kırım Tatarlarının çoğunluğunun sefil durumuna bakmadan sayısı neredeyse yarım milyona ulaşan milletin üyeleri arasında yüz milyona yakın serbest çalışmayan ve geleneklere uygun olarak kara günler için saklanan dolarlar vardır.
Bütün bu kaynaklar genel bir milli mali kuruluşa - Milli Bankaya- toplanarak değil muhafaza edilmek, hatta arttırılabilir. Böyle bir banka günümüzde var olup başarılı şekilde faaliyet gösteren ve halkın ekonomik aktivitelerde bulunduğu tüm merkezlerde kurulması şart olan kredi toplulukları esasında kurulabilir. Önemli olan Milli Bankanın müslüman mali kurumlarının iş prensiplerine göre çalışmasını sağlamaktır. Bu alanda Herkes kendi başının çaresine bakar gibi bir kurala uyulduğu müddetçe Kırım Tatarlarının ne Kırım ekonomisinde yüksek bir payı, ne de hiç değilse günümüz Kırım iş adamlarının seviyesine uygun iş adamları olur.
Milli Bankanın kurulması en önce iş adamlarının vazifesidir ve bu konuda onlara destek olmak lazım. Milli Fırka Halk Partisinin, Milli Kurultay-Parlamentosunun ve Kadılığın vazifesi Milli Bankayı iç ve dış saldırılardan korumak, gerekli siyasi ve hukuksal güvenceyi sağlamak, milli ekonominin gelişimi adına Milli Bankanın faaliyetinin güvenirliğini ve şeffaflığını kontrol etmek.
Gençlerimiz neyle meşkul edilebilir?
Kırım Tatar halkının genç nesli kaybettiği hakkındaki şikayetlerini sürekli duyuyoruz. Gençlerin günden güne milletin hayatına, dillerine, kültürlerine olan ilgilerinin azaldığını, daha prestijli toplumsal projelerde yer aldıklarını söylüyorlar.Bu sözlerin doğruluk payı yüksektir. Gençlerin henüz onlara anlatmadığımız ve göstermediğimiz net perspektiflere, faaliyetlerinde destek almaya ihtiyacları var.
Bu yüzdendir ki gençler milli özellikleri yüzünden bazen gizli bazen açık dışlanmalara uğrayarak milli fikirlerden vazgeçip genelde Kırım dışında kabiliyetlerinden, yeteneklerinden ve enerjilerinden yararlanabilecekleri alanlarda çalışıyorlar. Diğerleri kendilerini akışa bırakarak hayatlarını diskolarda, barlarda geçiriyorlar hatta bazen toplumun dışladığı tiplere dönüşüyorlar. Gençlerden bazıları millete dış ideolojilere kapılıp Dünya Halifeliği kurmak gibi hayalperest fikirleri olan insanların faaliyetine alet oluyorlar. ''Kırım Tatarları: XXI asır stratejisi'' adlı proğram gençlere tamamen farklı imkanlar sunuyor.
Kırım'da milli devletçiliğimizin kuruluşu projesine katılarak gençlerimiz vatanlarında hakettikleri yeri alabilirler ve almalılar da.
Devletçiliğimizin kuruluşunun tamamlandığı o sırada şimdi 20-30'lu yaşlarda olanlar artık Kırım ve gelecek nesiller için taşıdıkları mesuliyeti omuzlarına yüklenmeye hazır olacaklardır.
Gençlerimiz sert rekabet koşullarında siyasi faaliyet yürütmeyi ve aynı zamanda kişiliklerini kaybetmemeyi, yani Kırım Tatarları olarak kalmayı iyi bilmeliler.
Bu yüzdendir ki, gençlerimiz iyi eğitim almayı, sağlıklı yaşamayı, spor yapmayı, güçlü aileler kurmayı hedeflemeli ve insanlığının en büyük vazifesini yani soylarını devam ettirmeyi de unutmamalılar.
Bunun için yeterli motivasyonumuz var. Bu, Kırım'da güçlü devletçilik kurmak ve kendimizi ispat etmemiz için gereklidir.
Sonuçlar:
''Kırım Tatarları: XXI asır stratejisi'' adlı proğram bugün hangi teşkilatta faaliyette bulunduklarına bakmadan tüm ahlaklı vatanperver ruhlu insanlara açık olup milletin problemleri ve felaketleri üzerinden kendilerine kazanç sağlamaya alışanlara da seçim hakkı bırakmayan bir proğramdır. Bu proğram bizlere nasıl edip de yakın bir gelecekte kendi gücümüzle ve hukuksal yolla Kırım'da milli devletçiliğimizi kuracağımızı yani Kırım Tatar halkı Yönerge'si ve Kırım Tatar Halkının milli egemenliği hakkındakı Beyanname'nin maddelerini yürürlüğe geçireceğimizi açık ve net şekilde anlatıyor.
Bu proğrama karşı çıkanlar ya bizlere bir başka efektif çözüm önermeliler, ya da milletin aydın geleceğini görmek, meselelerimizi çözümlemek istemediklerini açıkça kabul etmeliler.
''Kırım Tatarları: XXI asır stratejisi'' adlı proğramın gerçekleşmesi için ilk etapta şunlar lazım:
-
- Milli Fırka Halk Partisinin şekillenmesini tamamlamak, onun Ukrayna hukuk sahasında yetkili bir sıyasi parti olarak kabul edilmesini sağlamak;
- Yerel seçimlerde maksimum sayıda seçmenin oy kullanmasını sağlamak ve onların seçimlerinin sonuçlarını muhafaza etmek;
- Seçimlerin sonucunda köy şuralarından Kırım Özerk Cumhuriyeti Yüksek Şurasına kadar tüm vekillerin işbilir bir kurulda yapılanmasını sağlamak;
- Tüm seviyelerdeki vekilleri toplayarak, Yerel kurullar millet vekilleri topluluğunu Kırım Tatar halkının baş temsili organı olarak tayın etmek.
Kırım Tatar halkı yıkılmaması, ayakta kalması, vatanına dönmesi, dilini ve kişiliğini Doğu ve Batının devleri arasında kaybolmadan muhafaza edebilmesi ile gurur duymalı. Ancak şu unutulmamalı ki, bazı halklar kendilerini ve istikballerini çıkarsızca düşünecek ve destekleyecek hiç kimseleri olmadığı için yok oluyorlar. Her birimiz şahsi işlerimizin peşinde koşarken bugün ne kadar başarılı olursak olalım, eğer toplumumuzun geleceği için bir perspektif yoksa er ya da geç yıkıma uğrayacağız.
''Kırım Tatarları: XXI asır stratejisi'' adlı proğram her birimize bu perspektifi sunabilir.
(''Kırım Tatarları: XXI asır stratejisi'' adlı proğram Simferopol şehrinde 10 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleşen Milli Fırka delegelerinin IV sayılı toplantısında kabul edilmiştir)
Simferopol
2010
P.S. Proğrama yönelik herhangi önerileriniz veya ilave etmek istedikleriniz varsa
95000 Simferopol Krylova sok. № 3/5 Milli Fırka merkez ofisi adresine gönderebilirsiniz
e-mail: abduraimov@gmail.com
Tel./faks +38 (0652) 25-34-15
Cep.tel. +38-066-239-46-31
+38-050-863-51-10
